AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE (YALANCI KISIRLIK)

Op.Dr. Ayfer Özer Cora2021-07-13 09:50:31

Standart testlerden sonra infertilite nedeninin bulunamaması durumuna "Açıklanamayan" infertilite denilmektedir. İnfertil çiftlerin yaklaşık %10-20'sinde üreme kısıtlılığına yol açan herhangi bir neden saptanamamaktadır. Bu tanıyı alan çiftlerde kadın gençtir, yumurtalık rezervi iyidir ve düzenli yumurtlaması ve adetleri oluyordur, birtakım temel hormon testlerinde sorun yoktur, tüpler açık ve sağlıklıdır, rahminde doğuştan gelen ya da sonradan oluşabilecek bir sorun saptanmamıştır. Erkeğin sperm parametreleri de normaldir.

 

Açıklanamayan infertilitesi olan çiftler bazen herhangi bir tedavi görmeden bir süre sonra hamile kalabilmektedir. Açıklanamayan infertilitede ay başına düşen doğal yoldan gebelik oranı %3-5 dir. Bu çiftler mutlaka bu rakam hakkında bilgilendirilmeli ve bekleme sürecinde de doğal yoldan gebe kalabilecekleri ümidini kaybetmemelidirler. Eğer kadın 35 yaş altında ise ve yumurtalık rezervi iyi ise, infertilite süresi kısa ise çift acele etmiyorsa bir süre daha bekleme ve gebeliği doğal sürece bırakma yoluna gidilebilir. Bu süreçte çift; varsa sigara-alkol kullanımına son vermeli, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmeyi hayatlarının bir parçası haline getirmelidir.  Doğal yollardan hamile kalma şansları infertilitenin süresi uzadıkça azalmaktadır. İki yıl içerisinde tedavisiz hamile kalma şansları ile tedavi sonucu hamile kalma şansları arasında anlamlı bir fark yoktur. Üç yıldan daha uzun süredir infertil olan çiftin kendiliğinden hamile kalma şansı her ay için ortalama %1-2 oranında azalmaktadır (her yıl için %10-25). Bu gurup hastalarda kadının yaşı oldukça önemli olup 30 yaş üzerinde tedavisiz hamile kalma şansları her yıl için %10 oranında azalmaktadır. Bekleme, aşılama ya da tüp bebek için hekim ve çiftin karşılıklı iyi bir iletişimle ihtyaçları belirlemesi, tıbben ve ruhen en iyi yaklaşımın çiftin ihtyacına göre belirlenmesi en uygun yaklaşımdır.

 

Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin önemli bir bölümü sorunlarının ne olduğunu tam olarak bilmeden tedaviye başlamaktadırlar. Bu eksiklik çoğunlukla başvurulan tıbbi hizmet birimlerinde kendilerine yeterli zamanın ayrılamaması ve problemleriyle ilgili bilgilendirilmenin yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yeterince araştırmadan, bilgilenmeden ve sorgulamadan tedaviye başlanmamalıdır. Anlamak için sormaktan çekinilmemelidir. Kendilerine mantıklı gelen her çözümün uygulamada aynı derecede başarıyı arttıramadığı gerçeğini göz ardı etmemelidir. Tedavi seçiminde dayatma olması bir stress faktörüdür, en uygun kararın seçenekler gözden geçirilerek çiftle beraber verilmesi uygun olacaktır. Hemen tüp bebek yapmak itici ve gereksiz olabilirken, gereksiz yere beklemek ya da aşılama için vakit kaybı da çifti uzun vadede gebelik şansını azaltabilir.

 

Sonuç olarak infertilite tedavisi her çift için özeldir. ÇİFTE ÖZEL yapılan planlamalarla uygulanacak tedaviler başarı şansını artırır. Kadın ve erkeğe ait detaylı değerlendirilme sonrasında elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi ile ortaya çıkar. Bu değerlendirmede kişilerin sosyal, moral, psikolojik, ekonomik durumları, daha evvelki hastalıkları, tetkikleri ve tedavilere verdikleri cevaplar ve başvurdukları zamandaki yaş, yumurtalık fonksiyonları, hormonal durumları göz önüne alınır. Kendilerine özel tedavi planlaması yapılmalıdır. Kişilerin tedavi esnasındaki cevaplarına göre de gerekli değişikler ve yeni planlamalar yapılabilmelidir. Başka bir çift için geçerli olan yaklaşımın diğeri için geçerli olamayacağı bilinmelidir.


Op.Dr. Ayfer Özer Cora

Diğer yazılara göz atın

Bu test nerede yapılıyor ?