BEL ÇEVRESİ ÖLÇÜNÜZ KALP HASTALIĞI BELİRTİSİ OLABİLİR!

2019-12-20 18:22:21

BEL ÇEVRESİ ÖLÇÜNÜZ HASTALIK BELİRTİSİ OLABİLİR!

Eve bir mezura alın ve bel çevrenizi ölçün, eğer erkek iseniz 102cm kadın iseniz 88cm den fazla ise  kalp doktoruna gitmelisiniz. Bel çevresi ölçümü basit bir yöntemdir evde kendi başınıza yapabilirsiniz. Kalp ve damar hastalıkları risk faktörlerinden kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, obezite, şeker hastalığı bel çevresi ile bağlantılı hastalıklardır.

Metabolik sendrom, insülin direnciyle başlayan, bel çevresi artışı (abdominal obezite),  şeker hastalığı, kan yağlarında artış, hipertansiyon ve kalp ve damar hastalığı gibi bozuklukların birbirine eklendiği ölümcül olabilen bir hormonal sistem bozukluğudur.  Metebolik sendrom toplumdaki  erişkin nüfusun yaklaşık %30 sinde görülen yaş ilerledikçe sıklığı artan hastalıktır. Hastalık temelinde ailesel geçiş olsa da modern hayatın getirdiği sedanter (hareket azlığı) yaşam ve yüksek kalorili beslenme hastalığın asıl nedenleridir.

Metabolik sendromda tanısında şeker hastalığı veya insülin direncine ilave olarak kan yağlarında artış, tansiyon yüksekliği ve abdominal obezite den iki tanesinin bulunması hastalık tanısı alır. Abdominal obezitede ise bel çevresinin kadınlarda 88cm erkeklerde ise 102 cm olması veya vücut kitle indeksin 30 dan büyük olması ile tanı konulur.

Abdominal obezite ( karın bölgesi şişmanlığı)  tespiti mezura ve baskül ile basit olarak yapılır. Halk arasında Türk kası olarak da bilinen karın bölgesi şişmanlığı metabolik sendromun bileşeni olduğu için bu durumdaki kişilerin mutlaka bir kalp doktoruna müracaat etmesi gereklidir.

Abdominal obezite tedavisinde iki önemli durum mevcuttur.

1)Diyet ile kilo kaybı: Karın bölgesi şişmanlığında diyet kişinin kilosu, yaşı, yandaş hastalıkları bulunmasına göre düzenlenir, hastaların diyetlerinin düzenlenmesi diyetisyen yolu ile yapılıp takiplerinin yapılması en sağlıklı yoldur. Obezite insan hayat süresini kısaltan önemli bir sağlık sorundur, bu duruma ciddi olarak yaklaşılması gereklidir.

2)Fizik aktivite: Metabolik sendrom ve obeziteden kurtulmanın en etkili yolu insanların yaşam şeklini değiştirip sedanter hayatı bırakıp spor yapması ile mümkündür.  Fiziksel aktivitenin en temel ve güvenli şekli olan yürüyüş (tempolu ve günde en az 30 dk) metabolik sendromlu bireylere önerilecek öncelikli egzersiz olmalıdır. Sağlık açısından engel yoksa, daha şiddetli aerobik aktivite önerilebilir. Tek başına aerobik egzersiz veya tek başına diyet kısıtlaması yerine, ikisinin kombine edilmesi metabolik sendrom  tedavi etkinliğini arttırmaktadır.

Direnç egzersizlerinin metabolik sendrom  bileşenleri (tansiyon yüksekliği, karın bölgesi şişmanlığı ve şeker hastalığı) üzerinde  anlamlı olumlu etkileri olduğunu bilinmektedir. Bu nedenle, hipertansiyon komponenti göz ardı edilmeyecek şekilde, kas kitlesini koruyucu ve geliştirici direnç egzersizleri (2-3 gün/hafta) egzersiz programına mutlaka dahil edilmelidir . Esneklik ve yoga egzersizlerinin de yararlı olduğu gösterilmiştir . Metabolik sendromlu hastalara günlük hayatta da aktif olmaları gerekmektedir (bahçe işleriyle uğraşmak, merdiven inip çıkmak, dans etmek, taşıt kullanımını azaltmak vs.).

Sonuç olarak basit bir mezura ile evde bel çevrenizi ölçüp risk alanında iseniz şikayetiniz olmasa da mutlaka dahiliye ve kardiyoloji uzmanına başvurulması gereklidir. Muayene ve testlerin yapılıp bu hastalıktan kurtulmanız uzun ve sağlıklı yaşamak açısından önemlidir.


Diğer yazılara göz atın

Bu test nerede yapılıyor ?