Görülme sıklığı % 0.2 - 6 arasında değişen Skolyoz bilinen en eski omurga deformitesidir. Travma, doğumsal gelişim bozuklukları gibi çok çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebildiği gibi, skolyoz olgularının %80’inin nedeni bilinmemektedir. Genellikle gelişme çağının başlangıcında, çocukta omuz asimetrisi, sırtın bir bölümünde kabarıklık, kalçaların aynı seviyede durmaması gibi bulgularla anne ve baba tarafından fark edilir.
Normal ve sağlıklı omurgada, omurlara arkadan bakıldığında yukardan aşağıya düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise omurlar sağa veya sola doğru yer değiştirir ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında döner. Ve yapılan röntgen incelemelerinde, ön arka bakışta omurga S ya da C şeklinde görülür. Buluğ çağı Tip Skolyoz vakalarının %80 inden daha fazlasının nedeni idiopatiktir; yani nedeni bulunamaz. Vakaların yaklaşık %70 kız çocuklarıdır ve hastalık ilerleyicidir. Bazı vakalarda genetik yatkınlık mevcuttur. Skolyozda önemli olan hastalığın erken tanısının konarak tedavinin yapılmasıdır. Tedavi edilmeyen skolyoz hastalarında deformite ilerleyicidir. Göğüs kemiklerini etkileyerek ciddi kalp ve akciğer problemlerine yol açabilmektedir.


Skolyoz omurganın yana 10 derecenin üzerindeki eğilmedir. Normal ve sağlıklı omurgada, omurlar arkadan bakıldığında yukardan aşağıya yani boyun, sırt ve bel bölgelerinde düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise omurlar sağa veya sola doğru yer değiştirir ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında döner. Bu nedenle üç boyutlu bir deformite (şekil bozukluğu) olarak tanımlanır.
Skolyoza bağlı olarak omurga dışında kalça, göğüs kafesi ve kürek kemiklerinde de kaymalar oluşur, duruş ve görüntü bozukluğu ortaya çıkar. Gelişme çağındaki çocuklarda bu durum, gelişen ve büyüyen omurgada anormal yüklenmeye ve bunun sonucu olarak da omurlarda deformelere neden olur.
Skolyozun görülme sıklığı % 0.2 - 6 arasında değişmektedir. Kız çocuklarda daha sık ve ilerleme daha fazladır. Okul çocuklarında %1.5 oranında görülmekte olup, Türkiye’de en az 150.000 çocukta skolyoz olduğu tahmin edilmektedir.


Okul öncesi dönemde erkeklerde sıkça görülen bu rahatsızlık, ergenlik dönemindeki kızlarda büyüme hızına da bağlı olarak 3-5 kat daha fazla görülür. Erken dönemde hastada kuvvetli bir şikayete neden olmayan skolyoz, çoğunlukla okul taramaları sonucu ya da herhangi bir nedenle çekilen röntgen grafilerinde tesadüfen tespit edilir. Diğer yandan, çocuğun gövde görünümündeki bozukluk, ailelerin doktora başvurmasındaki en önemli nedenlerdendir. Omuzlarda, kürek kemiklerinde, meme seviyesinde ve bel kıvrımlarında görülen simetri bozuklukları ilk göze çarpan bulgulardır. Bu duruma bel ve sırt ağrıları da eşlik edebilmektedir. Eğriliğin derecesi arttıkça solunum sıkıntısı da ortaya çıkabilmektedir.